Doğu Asya’nın PISA Hakimiyeti Tesadüf mü ?




Sınıfın en iyisi: Doğu Asya’nın PISA sıralamasına nasıl hakim oldu

En son  yapılan Uluslararası Matematik ve Fen Araştırması Eğilimler (TIMSS) ve Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı(PISA) sonuçları açıklandı.

Açıklanan sonuçlar incelendiğinde bir önceki araştırmada üst sıralarda yer alan Doğu Asya ülkeleri birkez daha tüm testlerde en üstte yer almayı başardılar.

Son raporda diğer ülkelerin sıralamadaki yerleri aşağı veya yukarı yönde kayma eğilimi gösterdiği halde, Çin, Singapur, Tayvan, Güney Kore ve Japonya ‘yı içeren Doğu Asya ülkeleri hem eğitimde hakimi konumlarını sürdürmeye devam ediyor hem de diğer ülkelerle aralarındaki uçurumu giderek arttırıyorlar.







Her Sonuçların aıklandığı dönemde Doğu Asya ülkelerinin eğitimdeki bu başarılarıtartışma konusu olsada araştırmacıların ittifak ettikleri şu dört eğitim prensibi yukarıda sayılan Doğu Asya ülkeleri için ortak bir eğitim eğilimi olarak ön plana çıkmakta.

1 Eğitim üzerindeki Kültür ve Zihniyet

Araştırmacılar yüksek test başarısının en önemli faktörü olarak şu prensibi işaret etmektedirler: Başarıları yüksek olan Doğu Asya ülkelerinde eğitimin yüksek bir değeri vardır ve prensip olarak başarının anahtarı doğuştan gelen yetenek değil yoğun çaba göstermek başarının en önemli anahtarıdır.

Bu yaklaşımın başarı üzerindeki olumlu tarafı tüm öğrenciler içerisinde büyük bölümünün başarılı olacağı beklentisidir. Öğrenciler bir çok ülkede neredeyse norm halini alan yetenek gruplarına göre sınıflandırılmazlar. Bu nedenle herkes üfredata eşit oranda çalışır ve eşit imkanlara sahiptir. Bu dadaha fazla öğrencinin başarı oranını yakalamasına imkan sağlamaktadır.

Örgün eğitim sadece okuldan ibaret kalmamakta , dersler yoğun olarak okul sonrası eğitim aktiviteleri ile tamamlanmaktadır. – Güney kore gibi bağzı örneklerde gece okullarına giden öğrenciler dahi görülmektedir. Çoğu zaman okullar akşamları ekstra üç saat ödev ve etüt için açık tutulmaktadır. Ödevlerin süresi günlük iki saatin üzerindedir.

Ancak uygulanan bu yoğun okul sonrası eğitim prensibi başarılı sonuçlar getirse de birçok Doğu Asya ülkesinde çocukların zıhin sağlığı ve rafahı açısından ne gibi problemlere neden olduğu araştırmacılar tarafından merak edilmektedir.
Yapılan araştırmalarda başarı için yapılan baskı ve gösterilen yoğun emeğin Ergen stresini yükseltmesinin yanısıra ğrenciler ve velileri de baskı altına aldığı gözlenmiştir.

2. Öğretmenlerin kalitesi





Eğitim Doğu Asya ülkelerinde saygın meslekler kategorisinde görülmektedir. Sert rekabet , iyi hizmet koşulları, uzun eğitim dönemlerinin yanı sıra kapsamlı mesleki gelişim proğramları da bu ülkeler tarafından desteklenmektedir.

Şanghay’da öğretmenlerin hitap ettikleri sınıflar ingiltereye göre daha büyük olmasına rağmen iş yükü olarak daha düşüktür. Günde 35 ve 40 dakiaklık ikinci bir proğramla diğer uzman öğreticilerin öğrencilerin derslerine yardımcı olması öğretmenlerin işyükünü hafifletmektedir. Bu uygulama öğretmenlere zamanlarını verimlş proğramlama ve kullanma şanşı verirken aynı zamanda öğretim etkinliğini geliştirme şansı da tanımaktadırr.

Japonya’da ilkokullarda “zümre çalışması “ vardır. Bu çalışma öğretmenlerin ders müfredatını verimli bir şekilde tasarlamalarına olanak sağlarken birbirlerini de gözlemleme ve ortak bir öğrenme profili çizmelerini gerektirir. Ve bu zümreçalışmaları öğretmenler için birlikte araştırma ve mesleki olarak gelişme içinzaman tanır.

3.Öğrenim metotlarının kullanılması

Bu durum oldukça ironiktir. Doğu Asya ülkelerinde uygulanan eğitim prensipleri temelolarak Batı dünyasının eğitim araştırmaları ve metotlarından oldukça fazla etkilenmiştir. Mesela uygulanan yöntemlerden biri Jerome Bruner’in eğitim felsefesi olup Bruner öğrenmeyi aktif bir süreç olarak görmekte ve eğitim öğretim faaliyetlerinin öğrencinin aktif katılımı ile gerçekleştirilmesini önermektedir. Bruner’in bu yaklaşımı öğrenmenin tanımına da yeni bir boyut getirmiştir. O’na göre öğrenme ancak buluş yoluyla (Contructivist) gerçekleşir. Çünkü, bu yaklaşım düşünme, deneme ve bulmaya esas alır. Bu süreçte bilgiyi kendi çalışmalarıyla bulan öğrencide kendine güven duygusu gelişir.

Bruner ‘ in eğitimmetodu Singapur’da tercüme edilerek somut resim ve soyut matematik metodu olarak bir öğrenmemodeli geliştirilmiştir.
Buna örenek olarak çarpım tablosunu ezberletmek için parmak resimleri ile soyut kavraın şekillendirilmesi bunlardan biriolarak gösterilebilir.

4 Ulusal Sahiplenme

Singapur’un eğitim düzeyi 1970 li yıllardadünya ülkelerinin oldukça gerisinde yeralmaktaydı. Singapur’daki eğitim başarısındaki dönüşüm, ulusal ders kitapları düzenlenmesi, hizmet öncesi ve hizmet içi öğretmen eğitim kabiliyetinin geliştirilmesi gibi hususlarda ulusal düzeyde sistematik olarak uygulanan bir çalışmanın ürünü olarak bugünkü başarıya ulaşmıştır.

Çin ve Güney Kore’de de eğitim dönüşümü be gelişimi yine ulusal düzeyde planlanmış ve yönetilmiştir. Bu , tüm okulların hükümet tarafından onaylanan müfredat ve ders materyallerini kullanabilmesinin sağlanması , öğretmen olabilmek için lisans eğitimi girişinde adayların nitelikleri konusunda daha tutarlı davranılması gibi yöntemlerin uygulanması ile diğer ülkelerden ayrılmıştır.

Eğitimde özellikle uzmanlaşmak anlamında matematik ağırlıklı bir yaklaşım benimsenmiş olup , bunlara yönelik çalışmalar ve araştırmalar gerek hükümet ve gerekse özel kuruluşlar tarafından desteklenmiş ve sponsor olunmuştur.

 

Kaynak: weforum.org /  Top of the class: how East Asia has dominated the PISA rankings

Türkçe’ye kazandıran: Mahmut Kurtal / Tarihçi, Araştırmacı Yazar

Bir Cevap Yazın